Çarşamba, Ağustos 10, 2022

23 Nisan Kompozisyon ve Yazı Örnekleri

23 Nisan ile İlgili Kompozisyon, 23 Nisan Kompozisyon, 23 Nisan ile ilgili kısa yazı ve kompozisyon örnekleri.

23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği tarihtir. Atatürk, 23 Nisan 1921’de Milli Bayram olarak kutlanmasına karar verilen 23 Nisan Bayramı‘nı, 23 Nisan 1929 tarihinde çocuklara armağan etti. Böylece 23 Nisan ilk defa, 1929 yılında Çocuk Bayramı olarak kutlandı. Bugüne özel birçok 23 Nisan kompozisyon örnekleri yazıldı, günün anlam ve önemi vurgulandı.

23 Nisan ile İlgili Kompozisyon Örneği 1

Neden her 23 Nisan bir öncekinden daha sevinçli ve daha coşkulu geçer? Her seferinde neden artar bu coşku?

23 Nisan 1920’de TBMM açılmıştır. TBMM’nin açılmasıyla milletin inancı artmış, ülke için daha fazla mücadele etmiştir. Bu mücadele sadece Türk halkına değil tüm milletlere toprağını korumak için yol göstermiştir. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk bu şerefli günü tüm dünya çocuklarına armağan etmiştir. Atatürk, çocukların bizim geleceğimiz olduğunu düşünmüştür. Bu sebeple bu bayrama Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı adını vermiştir.

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ülkenin her yerinde sevinçle ve heyecanla kutlanır. Bu özel günde meydanlar, sokaklar, okullar hatta evler süslenir. Çocuklar şiirler okuyup, gösteriler yapar. Tekrar ve tekrar günün anlam ve önemi hatırlatılır. Farklı ülkelerden çocukların da katıldığı farklı etkinlikler, yarışmalar düzenlenir. 23 Nisan doyasıya kutlanır. Bütün çocukların kalplerinde heyecan ve yüzlerinde kocaman bir gülümseme olur.

Bugün aynı zamanda barışın, kardeşliğin, huzurun günüdür. Bütün çocuklar barışı sembolize eder. Atatürk bu yüzden 23 Nisan‘ı bütün dünya çocuklarına armağan etmiştir. Bugün çocukların günü, bugün barışın günüdür.

Şimdi size sorunuzun cevabını verebilirim. 23 Nisanlar kutlanmaya devam ettikçe ülkemizde ve dünyada huzur ve barış sürecektir. İşte tam bu yüzden her 23 Nisan her seferinde daha coşkulu kutlanmaktadır.


23 Nisan ile İlgili Kompozisyon

Her çocuğun hayalleri vardır. Ben de 23 Nisanlarda hayal kurarım hep. Tüm dünya çocuklarının el ele olduğu resimler görürüm. Hiçbir ayrım olmadan her çocuğun eşit haklara sahip, mutlu olduğu bir dünyanın düşlerine dalarım.

Bir çocuğun gözünden bu gezegen öyle güzeldir ki! Savaşların olmadığı insanların birbiriyle iyi geçindiği, herkesin mutlu olduğu bir dünyanın hayalini yalnızca çocuklar kurabilir. Bu taze zihinler pırıl pırıldır, rengarenk ve sonsuzdur.

Atatürk, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile ilgili “Türk milletinin geleceği bugünkü çocukların doğru görüşü ve yorulmak bilmeyen çalışma azmi ile büyük ve parlak olacaktır.” demiştir. Bu ülkenin istikbalinin biz çocuklara emanet olduğunun bilincinde olarak çok çalışmalıyız. Çok çalışmalıyız ki kurduğumuz düşler yalnızca imkansız hayaller olarak kalmasın, gerçeğe dönüşsün. Büyük başarılara imza atmalıyız ki, bizden sonraki nesillere örnek olabilelim, daha da iyisini yapmaya yöneltelim.

Çocuk yaşımızdan itibaren kendimizi sanat ve bilim dallarında geliştirmeye başlamalıyız ki, büyüdüğümüzde bilgili ve yetenekli insanlar olalım ve ülkemizin gelişimine yardımcı olalım. Atamızın bizlere olan güveninin karşılığını en güzel şekilde verelim.


23 Nisan Hakkında Kompozisyon

Tarihimizde önemli bir yer kaplayan kurtuluş savaşının en zor zamanlarında açılan TBMM, yurdumuzda büyük bir sevinç ile karşılandı. Ulu Önder Atatürk, bu önemli ve mutlu günü bugünün küçükleri yarının büyükleri olan biz çocuklara armağan etmiştir. Bu tarihten itibaren her sene 23 Nisan günü öncelikle biz çocuklar tarafından olmak üzere, tüm yurtta sevinç ve coşku ile kutlanıyor.

Yıllardan bu yana tüm çocukların kutladığı bu bayram yalnızca Türklerin değil bütün dünya çocuklarının coşku ve sevinç ile kutladığı bir gün olmuştur. Her yıl 23 Nisan günü, bütün milletlerden çocukların katılımıyla sevgi bahçesini anımsatan bir görüntü ortaya çıkmaktadır. Bu anlamlı günde bütün çocukların kalplerinin aynı gün, ve aynı sevinç ile heyecan içinde atması, biz Türk Milleti için büyük bir gurur ve kıvanç kaynağıdır.

23 Nisan Dünya Çocuk Bayramının insanlara ilettiği barış mesajı, belkide insanlık tarihinde verilmiş mesajların en önemlisidir. Her milletten çocukların bir araya gelmeleri kültür alışverişinde bulunup, sevgi ile birbirlerine bağlanmaları,kalplerine barış tohumları serpilmesi ve kalplerinde filizlenen barış tohumlarının yaşamları boyunca dünya barışına katkıda bulunması 23 Nisan’ı ifade eden en önemli mesajdır. Bu sayede Atatürk’ün övünç hissi ile söylediği “Bugünün küçükleri, yarının büyükleridir.” sözü bugünün küçük çocuklarının, yarının dünyasının barış içinde yaşamasına katkıda bulunuyor.

Büyük Önderimiz Atatürk, en büyük, en önemli tarihlerden biri olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı‘nı ilelebet yaşatma ve devam ettirme görevini Türk ulusunun çocuklarına vermiştir. Bizler Türk çocukları olarak, her yıl 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı coşku ve heyecan ile kutlamalıyız. Atamızı ve kurtuluş mücadelesi verip bize bu vatanı bırakan herkesi saygı ile anmalıyız.


23 Nisan ile İlgili Yazı

Özgürlük, bağımsızlık, egemenlik… İnsanoğlu var olduğundan bu yana bu üç kelime için savaşmıştır. Çünkü kendini ve sevdiklerini korumanın tek yolu özgür olabilmekti. Huzurla yaşayabilmek için bağımsızlık gerekiyordu. Özgürlük ve bağımsızlığın devamı da egemenlik demekti.

Türk Milleti’nin kaderi 1881 yılında yeniden yazılmaya başladı. Bu verimli topraklar ve çalışkan Türk insanları üzerinde hakimiyet kurabilmek için tüm güçlü dünya devletleri durmadan saldırıyordu. Bu güzelim vatanı parçalamak istiyorlardı. Ta ki 1881’de doğan güneş yükselerek, parlak ışıklarıyla bu zalim ve kötü emelleri parçalayana dek.

Elbette Mustafa Kemal Atatürk demekti. Türk’ün en parlak güneşi. Vatanı uğruna milleti ile birlikte savaşan bu yüce insan, hak ettiğimiz bağımsızlığı 23 Nisan 1920’de TBMM’yi açarak bize armağan etti. Bu meclisin ilk cümlesine de “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!” dedi, yazdırdı ve uygulattı.

Mustafa Kemal, ülkesine egemenliği armağan ederken de çocukları her şeyin üstünde tutmuştur. Onun çocuk sevgisi öyle büyüktü ki, tüm sevdiklerine hangi yaşta olursa olsun “Çocuk” diye seslenirdi. Çocukları saatlerce dinler, onlarla zaman geçirmekten büyük keyif alırdı. “Ülkemin geleceğidir çocuklar” diyen Mustafa Kemal, 23 Nisan’ı çocuklara armağan etmiştir. Öyle güzel bir armağan ki bu, sadece Türk çocuklarının değil, tüm dünya çocuklarının sevinçle kutladığı bir gün artık.

23 Nisan çocuğu olmanın gururuyla Atam’ı saygıyla anıyorum. Onun açtığı yolda, gösterdiği hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Ne mutlu çocuğum diyene!


23 Nisan ile İlgili Kompozisyon Kısa

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının zaferlerle kutladığı gündür bugün. 23 Nisan 1920’de açılan TBMM, egemenliğin kayıtsız şartsız milletine ait olduğunu kabul etmiştir.

Milli mücadele ve zaferlerin kutlandığı gündür. Cumhuriyet’in kurulduğu egemenliğin, özgürlüğün, kardeşliğin, özel günlerin en güzeli 23 Nisan biz çocukların bayramıdır. Atatürk; “Türk çocuğu geçmişini bildikçe daha güzel, daha büyük işler yapmak için kendine kuvvet bulacaktır.” diyerek biz çocukları yarınlara, başarıya ulaşmamız için yol göstermiştir.

Bizleri unutmayan Ata’mıza, bugünün küçükleri yarının büyükleri olarak çalışkan, başarılı, sevgi dolu, barış içerisinde yaşayan bireyler olarak yani Ata’mızın izinde yürüyerek teşekkür etmeliyiz.

Vatan borcunu unutma! Gazi Mustafa Kemal’e, silah arkadaşlarına, şehitlerimize minnet borcumuzu unutma! Onların kurduğu Cumhuriyet’e sahip çıkarak ülkene, milletine yararlı olmak senin vazifendir. Biz çocukları unutmayan güzel Atam; saygı, sevgi ve özlem ile bütün teşekkürler, bütün güzellikler sanadır.

NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!


23 Nisan ile İlgili Kompozisyon Örneği

23 Nisan, Ata’mın çocuklarına armağan ettiği gündür… 23 Nisan , hiçbir zaman boyun eğmeyen Türk halkının özgürlüğünü aldığı gündür…Dünyanın ve Türkiye’nin unutmayacağı lider Atatürk, en büyük bayramı, Egemenlik Bayramı’nı  çocuklara adamıştır. Dünyada böyle bir çocuk sevgisini gören, başka bir ülke olmamıştı. Tüm çocuklar içindi bu bayram, herkes sevinsin diyeydi…

Biz özgürdük, daha güçlüydük artık… Türk halkını ne durdururdu? Türk çocuğunu ne durdururdu? Ata’sının emaneti olan vatanını kim korumaz ki? Bunu biliyordu, emindi. Biz, onun ilkelerini bırakmayacağız. Açtığı yol asla kapanmayacak. Işığa ilerleyiş sürecek, medeni bir ülke olacak Türkiye…

Çalışkan olduk, küçüklerimizi koruduk, büyüklerimizi saydık, vatanımız için canımızı vermeye hazırız her zaman. Onu anlamak için Nutuk’unu okuduk, geçliğe, bize hitabetini ezberledik, andımızı ezberledik.

Bize bir görev vermişti, biz Türk çocukları, kanımızın son damlasına kadar her görevi yapmaya hazırız. Geleceğin mimarları olan bizler, “küçük hanımlar” ve “küçük beyler”, ülkenin geleceğini çocuklara, çocuklarına emanet edebilen bir liderin evlatlarıyız…

Atam unutulmayacak asla, biz unutmayacağız onu. Niye mi? Vatanı zekasıyla kurtardı, halkı hür hale getirdi, çok partili hayata geçildi, herkes fikrini belirtti, meclis kuruldu, halkın seçtikleri halkın düşüncesini savundu, savaştan yeni çıkan yorgun Türkiye toplandı, sanayi geliştirildi, medeniyet topraklarımıza yayıldı… Emeklerinin sonuçlarını çocuklara devretti, kimseye değil sadece çocuklara…

Dünyada başka ülke yoktur, çocuklara bir geleceğin emanet edildiği… Bu yüzden O unutulmayacak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı‘nda yine anacağız kahramanı, kurucuyu, kurtarıcıyı anacağız yine…


23 Nisan ile İlgili Kompozisyon Uzun

Hep mühürlü kitaplarda saklıdır gerçekler. Sayfalarındaki tozu yutanı koyarlar tekrar kabuğunun içine. Tutkunudur doğanlar. Egemenlik mesela. Çocukluktan başlar egemenlik. İşte o zaman egemenliğini ilan edersin. Açarsın mühürlü kitapları, uçarsın dünya ufku üstüne, neyi uygun bulursan kendince, kendine onu katarsın. Geç kalırsan başkalarının diş izlerini görürsün elmanda. Koparıp alırlar bir parçasını. O kargaşa içinde ısırsan ne mutlu sana. Yoksa sen misin yutan, yutan kim? Ayıramazsın. Acele edip sahip çıkmalısın elmana. Bir kere kaptırdın mı bir daha geri alamazsın.

Egemenlik, devasız çırpınışlara benzer. Kanatlarını kanatmadan elde edemezsin onu. Korkarsın, kanasa bile başaramazsam diye. Güçlü olmak da güç ister. Gücün ne zaman tadını çıkarır insan? Güçlükle elde ettiğinde değil mi? Oysa bizlerin yani Türk gençlerinin avucuna  konmuş egemenlik. Daha doğrusu kondurmuş o büyük önder. Korkma demiş, egemenlik sizlerin ellerinde demiş ama bizler hep avucumuzda bir nar, bir kor taşıyormuşuz gibi ürkek haykırıyoruz büyük alevlerle. Bu kadar mı zor, hazır sunulan bir şeyi taşımak? Bu kadar mı kamburlaştık, koptu belimizin yayı, yüzümüz asfaltta? Oysaki güneşe bak, dön yüzünü Ege’nin dağlarına, essin rüzgar, çek bir nefes özgürlüğün tadından. Bak peşinden koşuyor Saat Kulesi’nin yelkovanı, tut zamanı, sen düş peşine. Kaçan o olsun. Bizler kar tanesiyiz Türk genci, kara asfaltta ışıldar rengimiz. Bir araya gelince düşmanı döker denize nefesimiz. Çığa dönüşmemizden ürker dünya. Ege’de çığ da nesiymiş demeyiniz!

Bizler Türk gençleriyiz, deli akar kanımız, sonunu düşünmeden hareket ederiz. Kimi zaman ya da önemsemez görünürüz zaman zaman. Ama karanlığı ağartan sözlerle, tutsak eden silahların kurşununu durdururuz. Torunlarıyız Hasan Tahsin’in. Sonu olmayan geçitlerden gün ışığına çıkmayı öğrendik biz. Egemenliği bize emanet eden önderimizin izindeyiz. Hani demiştim ya çocukken başlar egemenlik, bu vatanda doğulur onun içine, havasında suyundadır, denizindeki tuzundadır egemenlik. Onu özümseyerek büyür çocuklar masumca, fedakarca… Tanrının dünyada rastlantıyla buluşmuş çocukları yaşar burada. Birbirlerini bulamayacak olsalar da bu saklambaçta. Çünkü kimi zaman ebenin gözleri bağlanır kimilerince ve bu oyunların çarpışmasıyla büyüyen çocuklar bize geleceği gösteren lideri göremeyecekler sadece bilecekler,
yüreklerinde yaşatacaklar onu kendilerince. Sözleri çınlayacak kulaklarında, gözleri ışıldayacak ufuklarında. Unutmayacaklar gerçek güç halkın gücüdür. Bu halk gerçek efendisi olasıya kadar bu yurdun, her genç bu görevle yükümlüdür. Bunu asla unutmayacaklar. Beyinlerine kazılmıştır çünkü “Egemenlik kayıtsız Şartsız milletindir, “diye.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Son Yazılar

Milena’ya Mektuplar: Franz Kafka

Milena'ya Mektuplar ünlü Çek yazar Franz Kafka tarafından kaleme alınmıştır. Peki Milena Jesenska kim? Kısaca mektupların baş kahramanı olan;...

Mektup: İletişimin En Güçlü Biçimi

Hayatın neresinde olursanız olun, ne tür bir iş yürütüyor olursanız olun, herkes mektupları bir iletişim aracı olarak kullanır ve...

Stieglitz ve O’Keeffe: Mektuplardaki Aşk ve Hayat

Stieglitz ve O'Keeffe: Mektuplardaki Aşk ve Hayat Senden o kadar muazzam bir şekilde hoşlanıyorum ki bu bazen beni korkutuyor. -...

Sizin İçin Seçtiklerimiz