Atatürk’e mektup başlığı altında Atatürk’e sevgimizi, saygımızı ve minnettarlığımızı en iyi şekilde anlattığını düşündüğümüz ve özgün olarak kaleme alınmış başka bir yerde bulamayacağınız 5 farklı Ata’ya mektup örneğini inceleyebilirsiniz.

1- Atatürk’e Mektup

Canım Atatürk,

Yaşamanı çok isterdim. Gözlerimi gözlerinin içine daldırıp gözlerinde gözlerimi görmeyi… Ama eminim bakıyorsundur bulutların arasından. Uzatsam mektubumu alır mısın?

Hep öğretmenlerimizle anıyoruz seni. Ne kadar dürüst, azimli, hoşgörülü ve tam anlamıyla bir lider olduğunu söylüyorlar. Her şeyin seninle başladığını…

Işık oldun, doğdun dünyamıza Ata’m. Sen olmasaydın tutar mıydı minik ellerim kalemi, silgiyi; yazabilir miydim bu mektubu? Böyle olur muydu ülkenin yönetimi; kadınlara özgürlük, eşitlik hakkı verilir miydi?

Sen ki göğsünü gerdin milletimizle düşmana karşı. Benim deyip bastığın kara toprağın üzerinde dalgalandırdın ay yıldızımızı, bize emanet ettin. Biz de aynı inançla gelecek nesillere örnek olup bu toprağı ve bayrağı onlara emanet edeceğiz. Olursa da bir yanlışımız gökten akıt gözyaşlarını. Sel olup gitsin bütün cihan, ders olsun hepimize.

Kalbim bir labirent, her çıkışı seni gösteriyor Ata’m. Bunu da en kısa yoldan mektup yazarak anlatmak istedim sana. Bu mektubu yazan bir evladın olarak bıraktığın değerlere sahip çıkacağıma söz veriyorum. Sen rahat uyu gözün arkada kalmasın Ata’m. Biz sana doyamadık, kara toprak doysun. Her an kalbimde yaşıyorsun!

2- Ata’ya Mektup

Atam,

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, İlkelerin ve gösterdi­ğin yolda yürüyen, geleceğin Türk genci ve beşinci sınıfta okuyan bir öğrenciyim, öncelikle, bize tam bağımsız ve özgür bir ülke bıraktığınız için, sana ve değerli silah arka­daşlarına teşekkür ediyorum. Çünkü; “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum!” sözündeki gibi kararlılığın ve azmin olmasaydı, kahraman silah arkadaşlarınızla bu vatan için gazi olmasaydınız, canlarınızı vermeseydiniz, vatanı­mız düşman işgalinden kurtulamaz ve biz şuan bu güzel ülkede mutlu, huzurlu ve barış içinde yaşayamazdık.

Önderliğin, ileri görüşlülüğün ve daha saymakla bitmez bir sürü özelliğinle, sadece ül­kemizin geleceğine değil, esaret altında yaşayan onlarca ülkeye de önder ve ışık oldun. Kurmuş olduğunuz Cumhuriyeti, gençlere emanet etmen, geleceğin bir genci olarak bana hem çok büyük bir gurur yaşattı hem de çok büyük bir sorumluluk yükledi.

Gençliğe hitabende Türk gençliğinin “Birinci vazifesinin, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek” olduğunu söylemektesin. Geleceğin bir Türk genci olarak, silah arkadaşlarınla birlikte, düşman işgalinden kurtardığın vatanı ve emanet ettiğin cumhuriyeti ve Türk istikbalini, her ne şartta olursa olsun, damarlarımda mevcut olan asil kandan aldığım kuvvet ve azimle koruyup, sonsuza kadar yaşatacağıma ant içerim.

3- Atatürk’e Mektup Kısa

Cumhuriyetimizin kurucusu dünya lideri Türk Milleti’nin Ata’sı sevgili Mustafa Kemal Atatürk’ümüz, sana en derin duygular ile bağlı evlatlarından birisi olarak seni saygıyla anıyorum.

Bizler büyük emanetinin korkmaz ve güçlü bekçileri olarak, açtığın çağdaş uygarlık yolunda durmadan, yorulmadan azimle yürüyeceğimize bir kez daha söz veriyoruz. Türk gençliği olarak seni her fırsatta asla bitmeyecek bir sevgi ve özlem ile anıyoruz. Senin gibi bir kahramanın evlatları olduğumuz için gurur duyuyoruz. Senin bir evladın olmamızın sorumluluğunu da her zaman üzerimizde hissediyoruz. Sana ve milletimize karşı olan sorumluluklarımızı layıkıyla yerine getirebilmek için durmadan, çalışıp bize bıraktığın bu vatanı yükseltmek ve korumak için elimizden geleni yapıyoruz.

Bedeli ne olursa olsun, büyük eserin Cumhuriyet’imizi sonsuza kadar yaşatacağımıza ant içiyoruz.

4- Atatürk’e 10 Kasım Mektubu

Sevgili Atam,

Mektubunuzu sonsuz sevgi, saygı ve minnettarlıkla yazıyorum. Türk Milleti ve devleti adına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Bugün yine 10 Kasım, bir evladın olarak hüznümü gizleyemiyorum. Seninle tanışmayı, teşekkür ederek ellerinden öpmeyi çok isterdim. Seninle tanışan çocukların yerinde olup verdiğin sevgiyi ve değeri ben de tatmak isterdim. Devletimizi ve vatanımızı gelecek nesillerdeki gençlere emanet etmen bizlere olan güveninin göstergesidir. İşte bu yüzden Atam, bıraktığın emanetlere sahip çıkmak ve bu vatanı bizler var oldukça ayakta tutup yaşatmak boynumuzun borcudur.

Atam, tüm bu emanetlerine canım pahasına sahip çıkacağıma söz veriyorum. kahramanlığın ve vatanseverliğin sayesinde ülkemizi çok zor koşullar altında kurtarmayı başardın. Şimdi sıra bizde, bize bıraktığın ilkelerini yaşatmak bizlere düşer.

Türk Milleti’nin kalbinde bıraktığın iz hiçbir zaman silinmeyecek. Seni bugüne kadar kalbimizde yaşattık ve sonsuza kadar yaşatmaya devam edeceğiz. Kurduğun eşsiz Cumhuriyet’in ve vatanın muhafızları bizleriz. Sen rahat uyu Atam. Vatanımız ve milletimiz için fedakarlıklar ile geçtiğin bu yollardan geçmeye hazırız. İzindeyiz Atam.

5- Atatürk’e Mektup Uzun

Atatürk’e mektup Uzun

Selam olsun duygularımızın, fikirlerimizin ve hayata bakışımızın en güzel desenlerini çizen; gönüllere ilmek ilmek bağımsızlığı ve cesareti dokuyan, küçük hayatlarımıza ışığıyla rehber olup ufkumuzu açan kahramanımıza;

Satırlarıma başlarken ilkbaharda tohum saçan köylümün çalışkanlığını, tahta başında ders veren öğretmenlerimin azmini, şehitler veren annelerimizin “vatan sağolsun” nidalarını ve okul yolunda olan bizlerin hayallerini gönderiyorum sana.

Atam, kim bilir ne çok özlemişsindir Anafartalar’ı, Çanakkale’yi, İzmir’i, Samsun’u… Belki hala özlemini duyuyorsundur Samsun’a ayak bastığın ilk günün, Seddülbahir’de, Arıburnu’nda, Çanakkale’de hakkını vermeyen halkının ve bütün topraklarını aziz vatanın. Ama asla gözün arkada kalmasın. Senin ve şanlı ordumuzun kanıyla sulanmış bu topraklarımızı bize öğrettiğin gibi: “Yurtta sulh cihanda sulh.” sözünü tüm dünyaya yaymak için milyonlarca muhtaç insana umut oluyor, barış pınarlarımızı kaderini savaşın çocukları zannedenlerin içinden geçirmeye çalışıyoruz. Bu coğrafyayı korkusuzca koruyor ve pis ellerin değmesine izin vermiyoruz.

Sonsuzluğun koynunda yatan Atam; unutamayız cepheden cepheye koşarak: “Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır.” deyişini. “Ya istiklal ya ölüm” sözleriyle özgürlük sevdalısı bir kahraman oluşunu. Bizlere emanet ettiğin vatanımızı yalnızca topla tüfekle değil büyük bir iman ve azimle kazandığınız da unutmadık elbet. Saygısızlık edip emanetine hıyanet eder miyiz hiç. Geçmişte nasıl topyekün zaferler elde ettiysek bugün de bozguncu devletlere karşı bizlere öğrettiğiniz gibi birlik oluyoruz. merhamet ve adaletle yoğrulmuş sizlerin torunları olarak en büyük eserim dediğiniz Cumhuriyet’i korumak için dahili ve harici düşmanlara karşı vatan, millet ve bayrak ülküsüyle mücadele ediyor. Ne bayrağımızı gökten indirtiyor ne de minarelerimizde ezanı dindirtiyoruz.

Ey vatanımızın solmaz çiçeği, göklerin ay yıldızı Atam,
vatan sevdanı, istiklal aşkını, keskin zekanı ve içimizi titreten öğütlerini örnek aldık hep. Zorlu yıllarda ve yollarda, acımasız şartlarda dahi izini kaybetmedik hiç. İdealindeki gibi başarılı nesillere kan olduk, can olduk. Başını hiç eğdirmedik. İstikbalin göklerde olduğunu sen öğrettin bizlere. Ve bugün Anka’yız, Hürkuş’uz, Atak’ız, Cezeri’yiz göklerde. İhalarımızla, sihalarımızla canımıza, cananımıza kastedecek düşmanlara “dur” diyebiliyoruz korkusuzca. Çünkü bu kudret damarlarımızda mevcut ilelebet.

Vatan sevdasını gözlerinden okuduğumuz Atam,
Özlüyoruz seni iliklerimize kadar. Ayın yıldızı, toprağın suyu, denizin maviyi özlediği gibi özlüyoruz seni. bandırma, Çanakkale, İzmir, Samsun… Türkiye oluyor tüm yürekler. Birliğe, dirliğe uyanıyor. Gösterdiğin yolda, gözlerimiz ufukta yarınlara koşuyoruz. Ama Her şeye rağmen seni çok ama çok özlüyoruz.

Özgürlüğümüzün mimarı kıymetli Atam,
Biliriz ki bu vatan için can vermiş şehitlerimizle sen koyun koyuna uyumaktasın. Dünya döndükçe, bizler var oldukça 10 Kasımların sonu hiç gelmeyecek. Dokuzu beş geçen saatlerin, öten sirenlerin ve bu yüce milletin kalbindeki yası ve sana olan vefası hiç bitmeyecek. Bu millet seni hep gözlerindeki ay yıldızdan öpecek.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here