Devrim Çağı – Eric Hobsbawm

Devrim Çağı Hobsbawm’ın Marksist bir bakış açısıyla yazdığı bu olağanüstü eser ders kitabı niteliğindedir.  1789-1848 tarihsel süreci çok net ve somut verilerle ortaya koymaktadır. Yazarın eseri 4 seri kitaptan oluşmaktadır. Devrim çağı olarak Türkçeye çevrilen ilk kitabın ardından,  Sermaye Çağı 1848-1875, İmparatorluklar Çağı 1875-1914 ve Aşırılıklar Çağı 1914- 1991 ile devam etmektedir.

ERIC-HOBSBAWM
ERIC HOBSBAWM

Kitap Fransız İhtilali ve İngiliz Sanayi Devrimini öncesi, o noktaya getiren süreci ve bu sürece götüren politik ve endüstri konusundaki değişim ve dönüşümü temel neden sonuç ilişkileriyle anlatmaktadır.  Yazar, 1789-1848 yıllarında bu süreci hızlandıran politik kargaşayı da çok net olarak ortaya koymaktadır.  Bu süreçte İngiltere dünya ticaret mallarının üretilmesi ve bu üretimin geliştirilmesi anlamında sömürgeler oluşturmuştur. İngiltere’de yetiştirilen pamuk ve bu pamuğun işlenmesi dünya ülkelerine ihraç edilmesinin sonucu olarak bu tür benzer malların çok ciddi anlamda ucuzlamasına sebep olmuştur. Tekstil ürünlerinin makinelerle seri halde gerçekleşmesi, ülkenin ekonomik olarak çok fazla gelişmesine neden olmuştur. Üretim yalnızca tekstil sektöründe değil kömür ticareti ve tarım sektöründe de ciddi oranda artmıştır. İngiltere özellikle kömür üretimi konusunda rakip tanımayacak ölçüde dünya lideri olmuş ve bu alanda tek ülke konumuna gelmiştir.

O tarihsel süreç dünya açısından tam bir devrim çağı olarak nitelendirilmiştir. Bunun yanı sıra ikinci bir devrim sıçraması da siyasi anlamda olmuştur. Fransa’da ise, asillerle orta sınıf arasında çatışmalar bu siyasi devrim sürecini başlatmıştır.  Emlak piyasasını 13. Yy da elinde tutan Estates General kapatılınca, tarım gelirlerinin beklentinin altında kalması siyasi gerilimi iyice tırmandırmıştır.  İşte bu süreç, Fransız ihtilali gerçekleştiren önemli süreçlerden biri olmuştur. Bu da Fransız devrimi gibi ulusal bir dönüşüm yaratmıştır. İhtilal geniş çaplı yayılmaya başlamış, Fransa’dan dünyaya yayılan ulus kavramı, Monarşi ile yönetilen ülkeleri korkutmuş ve sarsmıştır. Alman devletleri bu dönüşümü engelleyememiş, o dönemde birçok siyasi örgütler, gençlik örgütleri ve ticari örgütler kurulmuş ve romantizm kavram olarak yerleşmeye başlamıştır. Bununla birlikte romantik fikirlerde yavaş yavaş ortaya çıkmıştır ve her geçen gün yayılmıştır.

Bu dönemde gerçekleşen dönüşüm yalnızca halk arasında olmamış, asiller ve köylülerde bu dönüşümün bir parçası olmuştur. Bu dönüşüm fabrika ve fabrikatörleri yaratırken, köylüler de fabrikalarda maaşla çalışan işçilere dönüşmüştür. Bu dönemde kömür üretiminin artması kilometrelerce demiryolu döşenmesini de sağlamıştır. Ekonomi hızla büyümüş ve bu büyüme hızla devam etmiştir. Fransız devriminin ardından ise tam anlamıyla biçimlenmiştir. Napolyon Hukuku kabul edilmiş ve genel anlamda Avrupa’da yeni bir ticari anlayış ortaya çıkmıştır. Bu iki devrimin tarihsel süreci, toplumsal sınıfları ortaya çıkarmıştır. Din kavramı kırsaldan kentlere doğru azalmış ve o dönemde Protestanlık ve İslami inanış artarken Katolik ve Ortodoks inanış toplumsal anlamda iktidarını kaybetmiştir. Liberal ve seküler anlayış tamamen zayıflamış yerini Marksizm ve Sosyalizm gibi devrimci bir düşünceye bırakmıştır.  Bu dönemde edebiyatçılar modern düşünce yapısını benimseyen eserler çıkartarak felsefe ve edebiyat alanında,  özellikle bu devrim sürecini anlatan birçok başyapıt oluşturmuşlardır. O dönemde ortaya çıkan eserler, dönemin etkilerini ve devrimin sonuçlarını ortaya koyan tutarlı eserler olarak tarihe geçmiştir. İngiltere ve Fransa yaşanan Devrim, bütün dünyayı etkisi altına almış ve dünyada ve Avrupa’da yeni siyasi oluşumlarında temelini atmış ve fitilini ateşlemiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here